| English | Türkçe |
| tetrastyle | (i.), (s.), (mim.) önü dört direkli bina; (s.) dört direkli.... |
|
| nebular | s. bulut gibi görünen yıldız kümesine ait. nebular hypothesis güneş sisteminin aslında bulut şeklinde bir madde yığın... |
|
| enfeeble | f. zayıf düşürmek, dermansız bırakmak, mecalsiz bırakmak. enfeeblement i. zayıflatma, zayıflatılma.... |
|
| uncreated | s. yaratılmamış.... |
|
| hepatica | (i). ciğerotu.... |
|
| knocker | (i.) çalan veya vuran şey veya kimse; kapı tokmağı; (İng.) kapı kapı dolaşan satıcı.... |
|
| denial | (i). inkâr, yalanlama ret, tekzip; feragat. a flat denial tam inkâr, katiyetle reddetme. self-denial (i). nefsinden fera... |
|
| pax | i. barış. Pax vobiscum selâmün aleyküm.... |
|
| stripper | i. soyma makinası; soyan kimse; A.B.D., (argo) striptiz artisti.... |
|
| requite | karşılığını yapmak veya vermek mükâfat veya ceza vermek telafi etmek acısını çıkarmak |
|