| English | Türkçe | | burgeon | i., f. tomurcuk, filiz; f. tomurcuk ve filiz vermek, sürmek.... |
| | dimorphic, phous | (s). iki şekilde görülebilen veya gözüken, iki şekilli. dimorphism (i). aynı bitki ve hayvan üzerindeki iki değişik şe... |
| | swallowwort | i. kırlangıç otu, bot. Cynanchum vincetoxicum.... |
| | geo | onek yeryüzüne ait.... |
| | tetralogy | (i.) dram dörtlüsü.... |
| | bucktooth | i. dışarıya doğru fırlak olan üst ön diş.... |
| | hesperus | (i). akşam yıldızı.... |
| | eternity | (i.) edebiyet, ezel ve ebed, nihayetsizlik, sonsuzluk; ölümsüzlük; çok uzun bir zaman .... |
| | vibrate | f. titremek; sallanmak, sakınmak; duraksamak, tereddüt etmek; titretmek, sallandırmak. vibratile s. titrek titreyen.... |
| | europe | Avrupa Europe'an Avrupalı Avrupa'ya mahsus European plan otelde oda ve kahvaltı parasını beraber ödeme sistemi European Economic Community Ortak Pazar |
|
|