 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | phalanx | i. (çoğ. -es, phalanges) eski Yunanistan'da sık saflarla yürüyen mızraklı ve kalkanlı asker alayı; elbirliği ve azimle... |
| | boltrope | i., den. yelkenin etrafına sağlamlaştırmak için dikilen halat.... |
| | scald | f., i. haşlamak, kaynar su veya buhardan geçirmek; bir sıvıyı kaynama derecesinin hemen altına getirmek; üzerine kayn... |
| | nomdeguerre | (Fr.) takma isim.... |
| | cement | (f). yapıştırmak; beton ile kaplamak. cement good relations with.... ile dostluk kurmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ekmekçi | baker. bread seller.... |
| | set | Commonly written sett.... |
| | gözü bağlı | blindfold.... |
| | nedensiz | without cause.... |
| | vat | Value-added tax [TOP].... |
|
|
|
 |
|
 |
|