| English | Türkçe | | buxom | (s). sıhhatli (kadın); canlı,etli butlu: iri göğüslü: cazip, çekici, neşeli.... |
| | diaphanous | (s). şeffaf, yarı şeffaf.... |
| | marchioness | i. markiz, marki karısı.... |
| | austere | (i). sertlik, haşinlik; parasızlıktan dolayl masraftan kaçınma.... |
| | overexposure | i. fazla poz verme; fazlaca teşhir etme.... |
| | asymptote | (i).,mat.asimptot, sonuşmaz.asymptotic (s) asimptotik, sonuşmazla ilgili veya ona ait.... |
| | standup | s. dik; ayakta durarak yapılan.... |
| | tack | i., den. yiyecek, gıda.... |
| | jocular | s. şaka cinsinden, şakalı, şaka yollu; şakacı. jocularly z. şaka olarak. jocular'ity i. şakacılık.... |
| | exsanguine | kansız |
|
|