 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hail | (i.), (f.) dolu; dolu gibi yağan şey; (f.) dolu halinde yağmak veya yağdırmak; hızlı ve şiddetli gelmek (söz, yumruk). ... |
| | nowise | (z.) hiç bir suretle, asla.... |
| | spat | f., bak. spit.... |
| | knit | (f.) (ted veya knit) örmek; sıkı sıkıya bağlamak, birleştirmek; çatmak (kaşları); birbirine düğümlemek; birbirine yapı... |
| | compeer | (i). akran, arkadaş, eş.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tab | See Tag, 2.... |
| | kardeş | fraternal. brother. sister. buddy. fellow. sibling.... |
| | erişte | homemade macaroni. noodle.... |
| | seçilmek | to be chosen. to be selected. to be elected. to be perceived. to get the nod.... |
| | kazanç | gain. winnings. profit. takings. avails. income. earnings. revenues. gainings. benefit. acquirement. acquisition. capita... |
|
|
|
 |
|
 |
|