| English | Türkçe |
| wave | f. dalgalanmak; sallanmak; sallamak; dalgalandırmak, dalga dalga etmek. ondüle yapmak; harelemek; elle işaret etmek. w... |
|
| sweeping | s. büyük bir alanı kapsayan, şümullü, genel, umumi. sweeping statement geniş ve genel kapsamı olan ifade. sweepings i., ... |
|
| fowl | (i). (çoğ. fowl, fowls) (f). kuş; kümes hayvanı; tavuk, hindi veya ördek eti; (f). yabani kuş avlamak. barnyard fowl k... |
|
| medicament | i. ilâç, tedavide kullanılan madde.... |
|
| conelrad | (i). radyo dalgalarını casuslara karşı korumak için kullanılan sistem.... |
|
| caiman | (bak). cayman.... |
|
| flash | (s)., (ing). hırsız veya serserilere ait; gösterişli fakat sahte; kaba bir şekilde gösterişli. flash language hırsız ar... |
|
| upland | i., s. yüksek arazi, yayla; s. yüksek.... |
|
| trifling | s. ehemmiyetsiz, ufak, cüzi, az; sathi; her şeyi ehemmiyetsiz gibi karşılayan; değersiz, işe yaramaz. triflingness i. ... |
|
| consensus | fikir veya oy birliği umumun fikri biyol uzuvların ahenkle işlemesi |
|