| English | Türkçe |
| circumscription | (i). etrafını çizme, daire içine alma; çevreleme;sınırlama, tahdit; para veya mühür üzerinde bulunan daire şeklindeki y... |
|
| proportionate | s. orantılı. proportionateness i. orantılılık.... |
|
| whiz | f. (-zed, -zing) i. vızlamak, vızıldamak, vızıltı etmek; cızırdamak; vızlatmak; cızırdatmak; bir çırpıda tamamlamak; i.... |
|
| food | (i). yemek, yiyecek; gıda, besin; iaşe; (for animals) yem. food card yemek karnesi. food control yiyecek maddelerinin ... |
|
| harsh | (s.) sert, acı; kaba, haşin, ters, huysuz, insafsız. harshly (z.) sertçe, huysuzca, kaba bir şekilde. harshness (i.) k... |
|
| tachometer | i. takometre.... |
|
| swordcraft | i. kılıç kullanma hüneri.... |
|
| walloon | i. Valon; Valon dili, Valonca.... |
|
| number | (f.) saymak; hesap etmek; numara koymak; ihtiva etmek; sayısını sınırlandırmak. He numbers eighty years. Seksen yaşında... |
|
| coeternal | ezeli ve ebedi olarak bir arada bulunan |
|