 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | legislate | f. kanun yapmak, kanun hükmüne koymak; bir kanunu meclise tasdik ettirerek çıkarmak.... |
| | unfeeling | s. hissiz, duygusuz; zalim, katı kalpli. unfeelingly z. acıma göstermeden.... |
| | unlike | s.,(edat) birbirine benzemeyen, farklı;( edat) benzemeyen, den. farklı. unlikeness i. benzemeyiş.... |
| | beebread | (i). anların yavrulan için hazlrladıkları, çiçeklerin sarı tozu ve proteininden meydana gelen bir gıda karışımı.... |
| | polite | s. nazik, terbiyeli, kibar; yüksek seviyede. politely z. nezaketle, nazikane. politeness i. nezaket, incelik, kibarlık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sakız | chewing gum.... |
| | trajikomik | tragicomic.... |
| | gece gündüz | day and night.... |
| | et | The two-character ISO 3166 country code for ETHIOPIA.... |
| | götürmek | bear. carry. cart. conduct. convey. deliver. drive. ferry. get. lead. sail. take. transport. usher.... |
|
|
|
 |
|
 |
|