 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | embosom | f. kucaklamak, bağrına basmak; beslemek, büyütmek, bakmak; sığındırmak, sarmak, muhafaza etmek.... |
| | thigh | i. uyluk, but. thigh'bone i. uyluk kemiği, kalça kemiği.... |
| | prejudicial | s. önyargılı; zararlı, muzır. prejudicially z. önyargıyla; zararlı surette. prejudicialness i. tarafgirlik; muzır olm... |
| | ruinous | s. harap edici, yıkıcı, tahripkar; yıkık, yıkkın, harap, perişan, viran. ruinously z. yıkıcı bir şekilde, mahvedercesi... |
| | down | (i). iniş; talihin ters dönmesi. ups and downs hayattaki iniş çıkışlar, iyi ve kötü günler.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | beceriksiz | clumsy. impractical. maladroit. left-handed. inexpert. resourceless. awkward. bungling. duff. feckless. fumbling. gauche... |
| | viskonsül | vice- consul.... |
| | ehram | toga.... |
| | sit | Servizio Italiano di Taratura.... |
| | ah | Attack Helicopter. expresses delight HI - used as a greeting OS - a bone.... |
|
|
|
 |
|
 |
|