 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lycia | i., tar. Likya, Muğla yöresinin (eski) ismi.... |
| | serious | (s.) ağır, temkinli, aklı başında, vakarlı, ciddi, ağırbaşlı; gerçek, hakiki; önemli; tehlikeli, vahim. seriously (z.) ... |
| | downpour | (i). şiddetli yağmur, sağanak.... |
| | spire | i., f. ince uzun ot sapı; kulenin sivri tepesi; f. uzun ve ince sap sürmek; sivri kule gibi yükselmek.... |
| | ecumenism | (i). Hıristiyan kiliselerinin evrensel birliği için uğraşan kimselerin düşünce ve prensipleri.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | doru | bay. chestunt.... |
| | andaç | relic. remembrance. souvenir. memento. keepsake.... |
| | mark | One of the bits of leather or colored bunting which are placed upon a sounding line at intervals of from two to five fat... |
| | yürekli | courageous. gallant. gutsy. plucky. stout hearted. valiant.... |
| | rağmen | in spite of. despite. in the face of. for all. nothwithstanding. although. though. tho'.... |
|
|
|
 |
|
 |
|