 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ethic | (s.), (i) ahlâka uygun, ahlâki; (i.) ahlâk ilmi, ahlak sistemi. ethics (i.) ahlâk ilmi, ahlakiyat. ethical (s.) ahlaki, ... |
| | pennon | i. üç köşeli uzun bayrak; bayrak, sancak; den. flandra, flama; kanat.... |
| | annihilate | (f). imha etmek yok etmek; bozmak; iptal etmek, feshetmek. annihilable (s). imha edilebilir, fesh ve iptal edilebili... |
| | helterskelter | (z)., (s)., (i). aceleyle, telâşla; (s). karmakarışık; gelişigüzel; (i). telâş, karmakarışık şey, kanşıklık.... |
| | riffraff | i. ayaktakımı: kötü ve bayağı şeyler, döküntü, süprüntü.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kargaşa | anarchy. commotion. pandemonium. civic turmoil. tumult or disorder. hullabaloo. disarray. confusion. chaos. scramble. se... |
| | tırmanmak | ascend. clamber. climb. mount.... |
| | içim | sip. draught. taste.... |
| | kesinti | interruption. deduction (from a payment. hiatus. clipping. cut. cutback. cutoff. deduction. stoppage n.... |
| | çöp | dregs. garbage. leavings. waste. trash. rubbish. discard. junk. brushing. litter. chip. straw. crud. mullock. refuse. re... |
|
|
|
 |
|
 |
|