 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | shunt | f., i. bir yana döndürmek, yolunu değiştirmek; yan yola geçirmek (katar veya vagon); elek. cereyanın bir kısmını diğer ... |
| | lanner | (i.) bir çeşit doğan, (zool.) Falco biarmicus; doğancılıkta bu kuşun dişisi.... |
| | imprudent | s. tedbirsiz, ihtiyatsız, basiretsiz. imprudence i. tedbirsizlik,ihtiyatsızlık. imprudently z. tedbirsizce, ihtiyatsızc... |
| | tenderize | f. yumuşatmak (et). tenderizer i. eti yumuşatıcı bir madde.... |
| | triable | s. tecrübe olunur, denenmesi mümkün; davası görülebilen.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sütsüz | milkless.... |
| | keyifsiz | indisposed. under the weather. ail. ailing. crummy. depressed spirits. dispirited. funny. ill. joyless. liverish. out of... |
| | araştırmak | search. investigate. research into. explore. seek. analyse. analyze. study. dig up. fish. cast about. cast around. check... |
| | dizelge | list.... |
| | özgürlük | freedom. liberty. latitude hürriyet. serbesti.... |
|
|
|
 |
|
 |
|