| English | Türkçe |
| bullpen | i., A.B.D. boğa ağılı; k.dili hapishane; (beysbol) yedek oyuncuların bekledikleri yer; ormancıların yatakhanesi.... |
|
| pace | i. adım, hatve; bir a dımda katedilen mesafe; gidiş, yürüyüş; rahvan yürüyüş; yürüyüş sürati. keep pace with ayak uydur... |
|
| saprophyte | i., biyol. çürümüş organik maddelerle beslenen bitkisel organizma. saprophytic s. çürümüş organik maddelerle beslenen.... |
|
| tap | f., i. hafifçe vurmak; tıkırdatmak; pençe vurmak (ayakkabı); i. hafif vuruş; tıkırtı,tıpırtı; pençe; ayakkabı demiri. ... |
|
| autodafe | (i). engizisyon devrinde ateşe atma cezası.... |
|
| poky | i., (argo) hapishane, kodes.... |
|
| mislead | f. (led) yanlış yola sevketmek, yanlış yoldan götürmek; yanlış fikir vermek, aldatmak.... |
|
| stylize , ing. -ise | f. üslup kazandırmak, bir üslûba uydurmak; stilize etmek; gelenek haline getirmek. stylized s. geleneğe uygun; suni, t... |
|
| unassignable | s. tayini mümkün olmayan.... |
|
| culm | kömür tozu kalitesiz antrasit |
|