 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | crosspatch | (i)., (k).dili ters ve huysuz kimse.... |
| | rotor | i. rotor, döneç; helikopter pervanesi; gemide yelken hizmetini gören ve yerinde dönen dikili silindir.... |
| | generalship | i. generallik; bir generalin askeri bilgi ve yönetme yeteneği; önderlik, baskanlık, liderlik.... |
| | frail | (i). kuru yemiş küfesi; bir küfelik kuru yemiş.... |
| | wale | i., f. kamçı izi, dayak beresi; kumaş üstünde kabarık çizgi; f. kamçı ile iz bırakmak; çizgili kumaş dokumak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | stüdyo | studio. studio flat.... |
| | yok olmak | disappear. dissipate. evaporate. perish. wither.... |
| | barbut | dice game.... |
| | omlet | omelet. omelette. scrambled eggs.... |
| | fiber | An optical transmission medium consisting of thin plastic or glass strands which reflects light pulses along the inside ... |
|
|
|
 |
|
 |
|