| English | Türkçe | | hulk | i., f. kullanılmaz hale gelmiş gemi teknesi, hurda gemi; çok büyük ve kaba gemi; iri ve hantal kimse veya şey; f. up i... |
| | xanthin | i., biyokim. çiçeklerde bulunan sarı renk maddesi.... |
| | engagement | i. meşguliyet; nişanlanma; randevu; rehin; söz; vaat, taahhüt; çarpışma, dövüşme; belirli bir süre için ücretli iş; mü... |
| | salicylate | i., (ecza) salisilat. salicyl'ic s. salisilat kabilinden. salicylic acid salisilat asidi.... |
| | fix | (f). yerleştirmek, oturtmak; sabitleştirmek; kararlaştırmak; (A.B.D). düzene sokmak; (A.B.D)., (k).dili tamir etmek; (... |
| | had | (bak.) have.... |
| | infraction | i. suç, kurala veya kanuna karşı hareket, kuralları bozma.... |
| | creature | (i). yaratık, varlık, mahluk; insan, hayvan; bende, köle, kukla, bir kimseye bağlı olan ve itaat eden kimse. creature ... |
| | crawfish, crawdad | (i). istakozdan küçük ve ona benzer tatlı su veya deniz hayvanı, kerevides, karavide, böcek, (zool). Astacus veya Ca... |
| | harmony | ahenk uyum müz harmoni seslerin uyması uygunluk ahenk ilmi |
|
|