 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sessile | (s.), (bot.) sapsız yaprak gibi doğrudan doğruya yapışık olan, sesil; (zool.) yerleşmiş.... |
| | swallow | i. kırlangıç, zool. Hirundo. bank swallow kum kırlangıcı, zool. Riparia riparia. barn swallow kır kırlangıcı, zool. H... |
| | council | (i). meclis, konsey, encümen, danışma kurulu, divan, şüra. councilman (i). encümen üyesi, bilhassa belediye encümeni ... |
| | poverty | i. yoksulluk, fakirlik, parasızlık, zaruret, ihtiyaç; yetersizlik, kifayetsizlik, eksiklik. poverty line fakirlik ile or... |
| | abortive | (s). vaktinden evvel doğmuş; boş, beyhude, eksik, akim; tıb çocuk düşürmeye sebebiyet veren abortively (z). akim k... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hail | An exclamation of respectful or reverent salutation, or, occasionally, of familiar greeting.... |
| | sağlık sigortası | health insurance.... |
| | tender | An offer, either of money to pay a debt, or of service to be performed, in order to save a penalty or forfeiture, which ... |
| | damlama | dripping. guttation. drip. trickle.... |
| | sintine | bilge.... |
|
|
|
 |
|
 |
|