| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | perseverance | i. sebat, azim, taannüt; ısrar.... |
| | norman | (s.), (i.) Normandiya'ya veya Normandiyalılara ait; (i.) Normandiyalı kimse; Normandiyalıların konuştuğu Fransızca leh... |
| | conservatoire,conservatory | (i). konservatuvar, müzik ve tiyatro okulu.... |
| | daub | (f). (i). sürmek, sıvamak, lekelemek, kirletmek; (i). harç, çamur, kireç lekesi; acemice yapılmış resim. dauber (i). a... |
| | tephrite | (i.), (jeol.) bir çeşit gri volkanik kaya.... |
| | backbreaking | (s). bedenen yorucu , yıpratıcı.... |
| | forward | (f). ilerletmek, çabuk yetiştirmek, ilerlemesine yardımcı olmak; göndermek, yeni adrese göndermek, sevketmek. forwarder ... |
| | ufo | belirlenemeyen uçan nesne.... |
| | normal | (s.), (i.) normal: tabii, uygun, muntazam; düzgülü; (geom.) dikey; (i.) dikey, normal; alışılmış durum, standart. norm... |
| | efficiency | yapılan işe veya kullanılan enerjiye göre verim oranı randıman oranı yeterlik kifayet ehliyet etki tesir kabiliyet derecesi |
|
|
| Türkçe | English | | balerin | ballerina.... |
| | jaguar | It is usually brownish yellow, with large, dark, somewhat angular rings, each generally inclosing one or two dark spots.... |
| | kaburga | rib.... |
| | lisan | a language. speech. tongue.... |
| | çıkmak | ascend. climb. discharge. disengage. erupt. exit. mount. originate. prove. result. rise. scale.... |
| | bükülmek | to be sprained. to be twisted. to be rolled up. to be coiled. to be contorted. to be buckled. to be plyed. to be winded.... |
| | fısıltı | aside. whisper.... |
| | böcek | insect. beetle. blight. bug.... |
| | saymanlık | accountancy. bookkeeping. accounting.... |
| | şilte | thin mattress |
|
|
|