 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hyperbola | i., geom. hiperbol. hyperbol'ic s. hiperbolik. hyperboloid s. hiperbole benzeyen, hiperboloit.... |
| | hawse | (i.), (den.) Ioça deliği; geminin önü, baş taraftan çifte demirli geminin zincir yatağı. hawsehole (i.) Ioça deliği.... |
| | inalienable | s. sahibinin tasarrufundan çıkması yasak, satılamaz, devrolunamaz, alınamaz. inalienability i. elden çıkaralamayış. inal... |
| | toddy | i. sıcak su ve şekerle karıştırılmış bir içki; Hindistan'da bazı hurma ağaçlarından çıkarılan tatlı bir şıra.... |
| | painting | i. resim, tablo; ressamlık; nakkaşlık; resim yapma sanatı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yazık | shame. a pity. a shame. what a pity!. what a shame!. pity. alas!.... |
| | konfeksiyon mağazası | ready-made shop. ready made shop.... |
| | günlük defter | journal.... |
| | sözleşme | contractual. agreement. articles. contract. engagement. oral contract. charter. compact. covenant. indenture. pact.... |
| | lamba | lamp. fixture. head lamp.... |
|
|
|
 |
|
 |
|