 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fast | (f)., (i). oruç tutmak, perhiz etmek; (i).. oruç, perhiz; oruç süresi. fast day oruç günü, perhiz günü. break one's fast... |
| | transplant | f., i. bir yerden çıkarıp başka yere dikmek (fidan); başka yere yerleştirmek; tıb. aşılama için doku eklemek; i. nakle... |
| | intercolumniation | (i.), (mim.) bina direkleri arasındaki açıklık, iki sütun arasındaki aralık.... |
| | bracelet | i. bilezik; k.dili kelepçe.... |
| | nightlight | (i.) gece kandili, gece açık bırakılan loş ışık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|