 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | thin | s. (-ner, -nest) ince; seyrek; hafif, sulu; soluk, cansız; zayıf; cılız, çelimsiz, kuvvetsiz; eksik, yetersiz. disappe... |
| | cutout | (i). kesilerek şekil verilmiş şey; siluet; (elek). cereyanı kesen cihaz.... |
| | adulate | (f). yaltaklanmak, tabasbus etmek. adula'tion (i). mübalağalı bir şekilde methetme, aşırı övgü, tabasbus, yaltaklanm... |
| | jake | (s.), argo yolunda, iyi vaziyette, slang işler tıkırında .... |
| | senior | s., i yaşça büyük (baba ile oğul aynı ismi taşıdıkları zaman babanın ismine eklenir, kıs. Sen. veya Sr.); kıdemli; i.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|