 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | amiable | (s). hoş, sevimli, tatlı. amiably (z). hoş surette, tatlılıkla.... |
| | cache | (i)., (f)., (Fr). erzak, hazine vb saklanan gizli yer; (f). böyle bir yere gizlemek, saklamak.... |
| | graphic, ical | (s.) resim veya yazıya ait; tam tasvir olunmuş, canlı; yazıya uygun; şekillere ait, şekli, çizgili. graphic arts (güz.... |
| | demount | (f). parçalara ayırmak, yerinden çıkarmak, sökmek; dağıtmak. demountables kolayca takılıp çıkarılabilir.... |
| | prescind | f. ayrı olarak düşünmek; yerini değiştirmek, ortadan kaldırmak. prescind from (bir şeyden) dikkatini çevirmek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | organik | organic.... |
| | tun | In different countries, the tun differs in quantity.... |
| | gergin | stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. d... |
| | tesadüfen | by chance. by coincidence. accidentally. haply. incidentally. fortuitously. by accident. casually. causelessly. in passi... |
| | astarlı | lined. having an undercoat.... |
|
|
|
 |
|
 |
|