| English | Türkçe |
| excerpt | (i.), (f.) (bir kitap veya yazıdan) seçme parça, pasaj; (f.) almak, seçmek, iktibas etmek.... |
|
| mill | f. değirmende öğütmek, çekmek; değirmenden geçirmek; (paranın kenarını) diş diş yapmak; dövüp köpürtmek (çikolata v.b.... |
|
| paramount | s. âlâ, fevkalade, üstün, faik: rütbece üstün olan.... |
|
| pharyngotomy | i., tıb. gırtlağı yarma ameliyatı.... |
|
| shorten | (f). kısaltmak, kısalmak; yağ katarak gevrekleştirmek.... |
|
| bagatelle | (i). önemsiz şey; bilardoya benzer bir oyun; çoğunlukla piyano için bestelenmiş kısa ve hafif parça.... |
|
| gaze | f., i. gözünü dikip bakmak; i. dik bakış.... |
|
| inconceivable | s. tasavvur olunamaz, anlaşılamaz, inanılmaz; idrak edilemez, kavranamaz. inconceivabil'ity i. kavranamaz oluş, idrak ... |
|
| nodal | (s.) düğüme ait. nodal points titreşim halinde bulunan bir ip veya telin hareketsiz noktaları.... |
|
| mainmast | den ana direk geminin ortada bulunan büyük direği |
|