 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dire | (s). uğursuz, meşum; dehşetli, korkunç. direly (z). dehşetle; uğursuzlukla. direness (i). dehşet, uğursuzluk.... |
| | associative | (s). birliğe ait. associative faculty çağrışım yeteneği.... |
| | etch | (f.) asitle yakmak; madeni veya başka bir levhayı asitle yakarak resim kalıbı çıkarmak.... |
| | precaution | i. ihtiyat, basiret, önceden alınan tedbir. precautionary s. ihtiyat kabilinden. precautious s. tedbirli, ihtiyatlı; i... |
| | regularize | (f.) intizama koymak, düzenlemek, usulüne uydurmak. regulariza'tion (i.) tanzim etme.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çiçek yaprağı | petal.... |
| | bilgili | learned. to be informed. well-informed. brainy. hep. in the known. intellectual. in the know. profound. red hot. versed.... |
| | radyo istasyonu | radio station.... |
| | briç | bridge.... |
| | losyon | lotion. wash.... |
|
|
|
 |
|
 |
|