 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | curare | (i). ok zehiri; (bot). kürar bitkisi; (ecza). kurar.... |
| | diver | (i). dalan kimse, dalgıç; suya dalan birkaç çeşit kuş, dalgıç kuşu. skin diver, scuba diver balıkadam.... |
| | shortsighted | (s). miyop; ileriyi göremeyen, basiretsiz.... |
| | mask | f. maske ile örtmek, maskelemek, gizlemek; ask. bir bataryayı veya askeri harekatı düşman gözünden saklamak, kamufle e... |
| | mute | f. sesini kısmak; müz. ses kısma tertibatı ile sesi boğmak, surdin kullanmak; güz. san. yumuşatmak. muted colors yumu... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | video | A version of filming often used in music productions or to promote someone or something.... |
| | reyon | department.... |
| | yeşil soğan | green onion.... |
| | girişik | intricate. complex.... |
| | çoban | shepherd. herdsman. sheepman. cowman. grazier. shieling. bucolic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|