 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | inofficious | s., huk. sebepsiz yere asıl mirasçıya zarar veren veya kendisini mirastan düşüren (vasiyetname); vazifesi olmayan.... |
| | credit | (f). itimat etmek, inanmak; (tic). matluba geçirmek.... |
| | gallivant | f gezip tozmak, zevk peşinde koşmak, gününü gün etmeye bak mak... |
| | selection | i. ayırma, ayrılma seçme seçilme: seçme şeyler; biyol. sağlam veya kuvvetlileri yaşatıp zayıfları imha eden tabiat kan... |
| | khmer | i. Kamboçya yerlisi; Kmerlerin konuştukları dil.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | fırsat | occasion. opportunity. break. chance. leisure. look in. permit. room. scope. show.... |
| | om | Operations Manager. outer marker.... |
| | burma | Burma.... |
| | film | Photographic material consisting of a thin, transparent plastic base coated with light sensitive emulsion After exposure... |
| | aft | Near, towards or in the rear section of the ship.... |
|
|
|
 |
|
 |
|