 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | string | f., (strung) tel takmak; akort etmek; germek; ipliğe dizmek, ipe geçirmek; kılçıklarını çıkarmak (taze fasulye); iple ... |
| | mamasan | i. Japonya ve başka uzakdoğu memleketlerinde hanım.... |
| | cucurbit | (i). kabakgillerden bir bitki; (kim). Iaboratuvarda kullanılan kabak şeklinde bir kap.... |
| | procyon | i., astr. Prosyon, Küçük köpek takımyıldızında en büyük yıldız.... |
| | bibliomania | i. kitap toplama merakı bibliomaniac s., i. kitap meraklısı, kitap koleksiyonu yapan, kitap delisi; i. kitaba tutkun kim... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | şilt | plaque (given to the winner of a competition. plate.... |
| | teksir | duplication. duplication çoğaltma.... |
| | partner | To associate, to join. a person who is a member of a partnership provide with a partner act as a partner; 'Astaire partn... |
| | görevlendirme | entrusting. employment. commission.... |
| | pilot | Specifically, a person duly qualified, and licensed by authority, to conduct vessels into and out of a port, or in certa... |
|
|
|
 |
|
 |
|