 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | croquet | (i). tahta topla oynanan bir oyun, kroke.... |
| | supererogate | f. görevinden fazla iş görmek. supereroga'tion i. vazife dışında iş yapma, fuzulî iş görme. supererogatory s. asıl gö... |
| | sleep | i. uyku. beauty sleep ilk uyku, gece yarısından evvelki uyku; güzellik uykusu. broken sleep devamlı olmayan uyku, kesi... |
| | gantlet | i, ask elleri değnekli iki sıra askerin arasından geçirilmek suretiyle uygulanan eski bir dayak cezası: iki veya her ... |
| | multiversity | i., A.B.D. çeşitli bölümlerden meydana gelen büyük üniversite.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | vicdansız | unscrupulous. unjust. unfair.... |
| | sakatlamak | to disable sb physically. to cripple. to maim. to mutilate. to spoil the shape or appearance of sth.... |
| | gönül | breast. heart. soul. feelings. mind. inclination. desire.... |
| | maksatlı | purposeful.... |
| | Türk kahvesi | turkish coffee.... |
|
|
|
 |
|
 |
|