 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | paragraph | i., f. paragraf, bent, fıkra; paragraf işareti; f. yazıyı paragraflara ayırmak; bir paragrafta ifade etmek. paragraph'... |
| | contravene | (f). karşı gelmek, muhalefet etmek; itiraz etmek; bozmak, ihlâl etmek.... |
| | sheepshead | (i.) dişleri koyun dişine benzer birkaç deniz balığından biri.... |
| | esoteric | (s.) belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden, hususi, özel,anlaşılması zor; gizli, saklı, mektum.... |
| | rondel | i. on dört mısralı ve iki kafiyeli şiir.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | silahlandırmak | to arm.... |
| | friksiyon | friction.... |
| | un | They.... |
| | çabalamak | endeavor. scramble. strive. endeavour. struggle. work. go for. exert oneself. go after. hump oneself. strain. strain at.... |
| | köle yapmak | enslave.... |
|
|
|
 |
|
 |
|