 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | model | f. (-ed, -ing veya -led,-ling) örneğe göre yapmak; model yapmak; biçimlendirmek; defile yapmak; üç boyutlu görünümü ver... |
| | deepfry | (f). bol miktar yağda kızartmak.... |
| | condottiere | (i). Avrupa'da özellikle 14 ve 15 yüzylllarda prenslerin veya devletlerin hizmetine girmiş paralı askerlerin kumandanı.... |
| | lawless | (s.) kanuna aykırı, kanun tanımaz, nizamsız, kanunsuz; serkeş. lawlessly (z.) kanun tanımayarak, serkeşçe. lawlessness (... |
| | sustenance | i. yaşatma, devam ettirme; gıda, yiyecek, maişet, geçim.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çekecek | shoehorn.... |
| | fışkırma | squirting. effusion. gush. spout. squirt.... |
| | açıklamak | to explain. to expand. to reveal. to divulge. to disclose. to announce. to elucidate. to interpret. to clarify. to demon... |
| | kekik | thyme.... |
| | bürünmek | to wrap sth around oneself. wrap.... |
|
|
|
 |
|
 |
|