 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | cathode | (i). katot, negatif elektrot. cathode ray katot şuası.... |
| | purse | i. kese, para kesesi, para çantası; hazine; yardım için toplanılmış para; torba. purse-proud s. kesesine mağrur, servet... |
| | pen | i., f. (pent veya penned, -ning) ağıl, kümes ve kafes gibi evcil hayvanların barındırıldığı yer; (argo) tevkifhane; as... |
| | organic | s. örgensel, organik; yaşayan, canlı; tıb. organizmayı etkileyen (hastalık); kim. karbon bileşiklerine ait; kalıtımla g... |
| | plate | f. madenle kaplamak; zırh levhalarla kaplamak; matb. galvano klişe yapmak; baskı ile cila1amak (kağıt) .... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hafız | grind. swot.... |
| | mühürlenmek | to be under seal. to be stamped with a seal.... |
| | tefsir | interpretation. commentary.... |
| | parfüm | perfume.... |
| | usta | United States Telephone Association.... |
|
|
|
 |
|
 |
|