 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stelliferous | s. yıldızlarla dolu, yıldızlı.... |
| | oppress | f. sıkmak, sıkıştırmak, baskı yapmak: zulmetmek, canını yakmak; yormak, canını sıkmak, üzerine yüklenmek.... |
| | cadaver | (i). ceset, kadavra. cadaverous (s). kadavra gibi, soluk, pörsümüş.... |
| | hindsight | (i). bir şeyin nitelik veya önemini sonradan anlama.... |
| | hula | i. Hawaii'de kol hareketleriyle yapılan ve bir anlam taşıyan dans.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sufle | soufflé.... |
| | yaprak dolması | stuffed grape leaves.... |
| | lan | An acronym for local area network A LAN is a system comprising multiple computers that are physically interconnected thr... |
| | vefalı | approved. constant. faithful. loyal. true-hearted.... |
| | çömelme | squatting down. squat.... |
|
|
|
 |
|
 |
|