 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bright | s., z. parlak, ışıldayan, ışıklı, aydınlık; renkli; şeffaf, berrak; muhteşem, şaşaalı; zeki; canlı, hareketli; memnuniye... |
| | soil | i. toprak; ülke; gelişme ortamı, yuva. alluvial soil aluvyonlu toprak. one's native soil ana vatan. poor soil verimsiz... |
| | shuck | (i)., (f). zarf, kabuk, kılıf, özellikle ceviz veya mısır kabuğu; (A.B.D). istiridye veya midye kabuğu; (f). kabukların... |
| | blarney | i. yaltaklanma, slang piyazlama, yağcılık, dil dökme. Blarney Stone irlanda'da bulunan birtaş ki bunu öpenlerin yaltakla... |
| | proteolysis | i., biyokim. hazım sırasında proteinlerin parçalanması.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | Güney Kutbu | antarctic.... |
| | kaygı | worry. anxiety. care. fear. apprehension. discomposure. disquiet. disquietude. inquietude. perturbation. preoccupation. ... |
| | humus | From the Latin word for earth or ground, humus is the organic matter in quality soil The reason we work compost into our... |
| | piyango | lottery. raffle.... |
| | grafik | diagram , graphic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|