 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | velocity | i. sürat, hız; hız derecesi.... |
| | roof | i., f. dam, çatı; dama benzer şey; f. çatı ile örtmek, üstünü kapamak. roof garden dam üstü bahçesi. roof'ing i. çatı ... |
| | manhood | i. erkeklik, yiğitlik; erkeklik hali veya çağı; insanlık. manhood suffrage bütün ergin erkeklerin rey verme hakkı.... |
| | toothpaste | i. diş macunu.... |
| | flotsam | (i)., (huk). gemi enkazı. flotsam and jetsam denizde yüzen veya kıyıya vuran enkaz; ufak tefek şeyler; devamlı bir işi... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | inek | cow.... |
| | önceden satış | advanced sale.... |
| | aha | An exclamation expressing, by different intonations, triumph, mixed with derision or irony, or simple surprise.... |
| | takdir | admiration. appreciation. approbation. commendation. estimate. estimation. tribute. predestination. fate. understanding.... |
| | servet | fortune. riches. wealth.... |
|
|
|
 |
|
 |
|