 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gird | f. (-ed veya girt) kuşak sarmak; kayışla bağlamak, sarmak, çevrelemek; kuşatmak, ihata etmek; giydirmek; hazırlamak, t... |
| | unrequited | s. karşılık görmeyen, karşılıksız.... |
| | trunk | i., s. gövde, beden; sandık; otomobil bagajı; ana hat; zool. hortum: madeni veya ağaç oluk veya künk; den. yolcu kamara... |
| | back | (z). geri, geriye; yine, tekrar. back and forth ileri geri. fall back upon a thing güvenmek sığınmak give back geri... |
| | poly- | (önek) çok.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | alıcı verici | transceiver.... |
| | erkeksi | mannish.... |
| | perçem | fringe. bang. forelock. forelock.... |
| | dilmek | slice.... |
| | aft | In, near, or toward the stern of the vessel.... |
|
|
|
 |
|
 |
|