| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | port-of-spain | i. Port of Spain, Trinidad ve Tobago kolonisinin başkenti.... |
| | beaumonde | (fr.) kibarlar zümresi.... |
| | esteem | (f.), (i.) itibar etmek, saymak, kıymet vermek, hürmet etmek; takdir etmek; sanmak, zannetmek; (i.) itibar, hürmet, kıym... |
| | wobbly | i.,A.B.D., (argo) Dünya İşçiler Birliği üyesi; kıs. I.W.W.... |
| | bout | i. kuvvet gösterisi, müsabaka; nöbet; devre.... |
| | conversation | (i). konuşma, sohbet, muhavere mükâleme. conversation piece dikkati çeken ve kendisinden bahsettiren herhangi bir şey... |
| | faint | (s)., (i). donuk, belirsiz, zayıf, baygın,gevşek; isteksiz; (i). baygınlık, bayılma. fainthearted (s). yüreksiz, korkak;... |
| | carob | (i). keçiboynuzu, keçiboynuzu ağacı, harnup, (bot). Ceratonia siliqua.... |
| | decry | (f). kötulemek, zemmetmek, kınamak, takbih etmek, batırmak.... |
| | chair | iskemleye oturtmak makama geçirtmek yetki vermek ing iskemleyle beraber omuzlarda taşımak |
|
|
| Türkçe | English | | başlatma | starting. putting in action. initiation. send off.... |
| | telafi | compensation.... |
| | ekran | screen. display screen. picture plane. silver screen.... |
| | general | Not restrained or limited to a precise import; not specific; vague; indefinite; lax in signification; as, a loose and ge... |
| | bolometre | bolometer.... |
| | kendiliğinden | automatic. of one's own accord. automatically. by oneself.... |
| | vole | volley.... |
| | vulgarize | To make vulgar, or common. act in a vulgar manner; 'The drunkard tends to vulgarize'.... |
| | arp | This is an acronym for the Address Resolution Protocol and this is how a network machine associates an IP Address with a... |
| | tercümanlık | interpretership |
|
|
|