 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gnomicmical | s. vecize veya darbımeselleri içine alan.... |
| | procurer | i. tedarik eden kimse; muhabbet tellâlı, pezevenk. procuress i. pezevenk kadın.... |
| | grim | (s.) (mer, mest) vahşi, gaddar, merhametsiz, zalim; çirkin, suratsız; ümitsiz; korkunç, kerih; boyun eğmez, yavuz, çet... |
| | pilot | i., f., den. kılavuz: dümenci; pilot; rehber; A.B.D. lokomotif mahmuzu; f. kılavuzluk etmek, rehber olmak, yol gösterme... |
| | band shell | açık havada çalan müzik topluluklarını koruyan yarım küre şeklindeki önü açık duvar.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tek | individual. isolated. lone. odd. one. only. particular. single. singular. sole. solitary. solo. unique. alone. merely. o... |
| | sütlü | milky. with milk. milch.... |
| | gebertmek | to kill.... |
| | bala | child. baby yavru. çocuk.... |
| | nominal | The targeted value for a dimension that defines the size of an ideal part.... |
|
|
|
 |
|
 |
|