 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | duet | (i)., (müz.) : duet ,duetto.... |
| | quodvide | Laf., bak. q.v.... |
| | mazy | s. dolaşık, karışık; şaşkınlığa düşmüş. mazily z. dolaşık ve karışık olarak maziness i. dolaşıklık, karışıklık.... |
| | becoming | (s)., (i). cazip, çekici; uygun, münasip; (i). oluş, gelişim becomingly (z).uygun bir şekilde. becomingness (i). uygun o... |
| | bachelor | (i). bekâr erkek, evlenmemiş erkek; fen veya edebiyat fakültesi mezunu; bir başkasının bayrağı altında hizmet eden... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | şifon | chiffon.... |
| | İnternet | A network of many computers connected via telecommunication networks The computers communicate using a set of protocols ... |
| | acılık | acrimony.... |
| | dik | perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. preci... |
| | of | Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went... |
|
|
|
 |
|
 |
|