 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | diaphysis | (i)., (anat). kemik gövdesi.... |
| | golly | ünlem, (k.dili) Allah Allah !... |
| | peat | i. çürümüş bitkilerden elde edilen yakacak, yer kömürü turba. peat bog turbalık. peat moss turba hasıl eden yosun. pea... |
| | drawer | (i). çeken kimse, çekme işini gören araç veya kimse; plan çizen kimse; barmen.... |
| | indifferent | s. Iâkayt, kaygısız; duygusuz; önemsiz; bir, farksız; ancak geçerli olan, şöyle böyle; kimyasal veya elektrik kuvveti o... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | paradoksal | pradoxical.... |
| | nefes | breath. puff. wind. draw. drag.... |
| | çakışmak | overlap.... |
| | suçiçeği | chicken pox. varicella.... |
| | kusur | defect. fault. deficiency. vice. taint. failing. failure. blame. imperfection. infirmity. inaccuracy. blemish. cavil. cu... |
|
|
|
 |
|
 |
|