 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lower,lour | f., i. surat asmak, somurtmak; karartmak (bulut); i. asık surat, kaşlarını çatarak bakma. lowering s. somurtkan; kararm... |
| | injunction | i. emir, uyarma, öğüt; emir verme, yasak etme; huk. taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden kar... |
| | weakminded | s. iradesiz; aklı zayıf.... |
| | manganate | i., kim manganat, manganik asidin herhangi bir. tuzu.... |
| | transparency | i. şeffaflık; şeffaf şey; ışığa tutulunca görülebilen cam üzerine yapılmış resim; slayt.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çekinme | abstention. compunction. forbearance. reserve. wince.... |
| | ömür boyu | for life. lifelong.... |
| | hüsnühal | good conduct. good behaviour. propriety of conduct.... |
| | asayiş | order. peace. public order. public security.... |
| | pay | An abbreviation for payment as in '20-Pay Life policy '. To cover with pitch Here's the devil to pay, and no pitch hot. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|