| English | Türkçe |
| grin | (f.) (ned, ning) (i.) sırıtmak, dişlerini göstererek gülmek; acı veya öfke ile dişlerini sıkmak; (i.) sırıtma sırıtış.... |
|
| mendicant | s., i. dilencilik eden, dilenen; dilenciye mahsus; i. dilenci.... |
|
| exercitation | (i.) egzersiz, pratik, işletme (bedeni veya zihni) talim yetiştirme,eğitim; edebi kabiliyet gösterisi.... |
|
| swiss | s., i. İsviçreli, İsviçre'ye mahsus; i., (tek. ve çoğ.) İsviçreli kimse, İsviçre halkı. Swiss chard pazı. Swiss cheese... |
|
| butterfingers | (i). sakar kimse.... |
|
| bibliolatry | i. Kitabı Mukaddes'e fazlasıyle tapınma; kitaplara aşırı derecede tutkun olma.... |
|
| senescence | i. yaşlılık, ihtiyarlık. senescent s. yaşlanan, ihtiyarlayan.... |
|
| cassock | (i). papaz cüppesi; papaz, din adamı.... |
|
| habitant | (i.) (bir yerde) ikamet eden kimse.... |
|
| palatine | hükümdar yetkisine sahip asilzade saraya mensup Palatinlik'e ait imparator sarayında memur kendi ülkesinde hükümdar yetkisine sahip olan kimse palatin Roma'daki yedi tepenin ortasında bulunan tepe vaktiyle kadınların kullandığı ve omuza alınan bir çeşit kürk |
|