| English | Türkçe |
| indiscretion | i. düşüncesizlik, akılsızlık, boşboğazlık, sağgörüsüzlük.... |
|
| arsenate | (i)., (kim). arsenik asidinden bir tuz.... |
|
| dielectric | (s)., (i)., (elek). elektrik akımlarını geçirmez, yalıtkan, mücerrit, dielektrik, izole; (i). yalıtkan madde veya araç.... |
|
| gladiate | s. kama şeklinde olan.... |
|
| pass | f. üstünden, içinden veya yanından geçmek; geçirmek; gezdirmek, dolaştırmak; geçirmek (zaman); söz vermek; huk. hüküm ... |
|
| maritime | s. deniz kenarında veya denize yakın; denizle ilişiği olan; denizciye mahsus; deniz seferleri ile ilgili. maritime la... |
|
| heretofore | (z). bundan evvel, şimdiye kadar.... |
|
| possessor | i. mal sahibi; huk. zilyet, malik sıfatıyle tasarruf eden kimse. possessory s. zilyete veya zilyetliğe ait.... |
|
| cambridge | (i). Cambridge şehri; Cambridge universitesi.... |
|
| solitaire | tek taş mücevher tek başına oynanılan kağıt oyunu |
|