 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dis | önek zıt oluş; uzaklaştırma; ayrı; olmayan (olumsuz bir kelimenin anlamını kuvvetlendirici ek); yapılan bir şeyi bozma ... |
| | foreshore | (i). inme sırasında suların çekildiği kıyı.... |
| | country | (i)., (s). memleket, ulus, millet, vatan, yurt; taşra; kır, sayfiye; (huk). juri; (s). taşra veya sayfiyeye ait; te... |
| | pinto | i., A.B.D. benekli ufak cins at; bir cins benekli fasulye.... |
| | nordic | (s.), (i.) özellikle İskandinavya'da bulunan dolikosefal uzunboylu ve sarışın ırka ait; (i.) bu ırka mensup kimse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | iğne yastığı | puncushion.... |
| | tepki | reaction. reflex. repercussion. recoil. thrust.... |
| | yekpare | massive. monolithic. solid. in a single piece.... |
| | İsa | Industry Standard Architecture A standard for connections of personal computer bus architecture.... |
| | pinpon | ping-pong. decrepit. geezer. codger. gaffer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|