| English | Türkçe |
| goblet | (i.) kadeh .... |
|
| hazing | (i.) dayak atma; fazla veya zor iş; şaka olarak munasebetsiz işler yaptırma.... |
|
| beautiful | (s). güzel, latif, hoş, zarif. beautifully (z). güzel bir şekilde.... |
|
| karlovci | i. 1699'da Osmanlı imparatorluğunun Karlofça antlaşmasını imzaladığı Yugoslav şehri, Karlofça.... |
|
| asp | (i). engerek yılanı.... |
|
| trip | i. kısa seyahat veya yolculuk; tur; sürçme, çelme, ayak takılması; seğirtme; mak. kastanyola, durdurucu tertibat; hata... |
|
| ouch | ünlem Ah ! Of ! Aman !... |
|
| sunglow | i. tan, fecir; güneşin ısıtıcı ışığı.... |
|
| imaret | i. imaret.... |
|
| pitfall | gizli tehlike veya güçlük tuzak |
|