 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | percale | i. ince ve sık dokunmuş pamuklu bez.... |
| | insight | i. vukuf, anlayış, bir şeyin iç yüzünü kavrama.... |
| | godly | (s.) Allah'a saygı duyan, dindar; ilâhi . godliness (i.) dindarlık .... |
| | arcadia | (i). eski Yunanistan da sade ve mesut bir ırkın oturduğu rivayet edilen dağlık bir ülke; cennet hayatı yaşatan kırla... |
| | chair | (i). iskemle, sandalye; makam; kürsü; başkanlık sandalyesi; elektrikli iskemle; sedye; tahtırevan; (d.y). rayı travers... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hakkıhuzur | per diem. admission fee.... |
| | öfkelendirmek | to anger. to infuriate. to enrage. get sb's blood up. inflame. madden.... |
| | define | Definitions call for concise, clear, authoritative meanings Details are not required but limitations of the definition s... |
| | aperitif | Affects digestive system and nutrition due to its ability to act as an appetizer before a meal Usually is a drink this c... |
| | benzemezlik | contrast. dissimilarity. divide.... |
|
|
|
 |
|
 |
|