 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | partridge | i. keklik, zool. Perdi perdix; kekliğe benzer birkaç çeşit kuş. gray partridge sil, keklik, zool. Perdix perdix. redleg... |
| | trappist | i. çok sıkı kuralları olan ve konuşmayı bile meneden Katolik manastırda rahip.... |
| | space-time | i. yer-zaman ilintisi, dört boyutlu sürekli dizi.... |
| | tailpiece | i. arkaya ilave edilen parça; kitabın sonuna gelen resim veya süslü şekil; kemanın kuyruk tarafında tellerin bağlandığ... |
| | walking | i. gezme, yürüme. walking beam makinada kuvvet nakleden ve muntazam rakkas hareketiyle işleyen kol. walking delegate se... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hudut | end. front. limits. confine. property line. terminus. side. contour. boundary line. border. bound. boundary. frontier. l... |
| | açmak | open. power on. turn on. switch on. to open. to uncover. to unfold. to spread. to shave off. to clear up. to inaugurate.... |
| | vehmetmek | to imagine groundlessly.... |
| | Tunus | Tunis.... |
| | fasıla | break. gap. intermission. interruption. interval. pause. space. interstice. time lag. time interval. period. break-down.... |
|
|
|
 |
|
 |
|