 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | soubrette | i., Fr. operet ve güldürülerde oynak hizmetçi kız rolündeki oyuncu, subret; hoppa genç kadın.... |
| | vitiate | f. bozmak; tesirini bozmak, ihlâl etmek, iptal etmek; hükümsuz kılmak. vitiated s. bozulmuş; lekelenmiş; bulaştırılmış... |
| | mastiff | i. mastı (köpek).... |
| | pace | f. yürümek, gezinmek; rahvan gitmek (at); ağır ve düzenli adımlarla yürümek; adımlayarak ölçmek; belirli bir düzene sok... |
| | multilateral | s. çok yanlı, çok taraflı, çok kenarlı; çok milletli.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lokomotif | locomotive. railway engine. iron horse.... |
| | boşaltmak | to blow-off. to release. to empty. to discharge. to vacate. to pour. to evacuate. to purge. to desert. to relax. to clea... |
| | sucu | water seller. water-bearer.... |
| | rami | Dividing of a nevus or blood vessel.... |
| | yineleme | instauration. quote. reiteration. repeat.... |
|
|
|
 |
|
 |
|