 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fable | (i). masal, içinde hayvanların da insanlar gibi konuşup davrandığı hikâye, fabl; hayal gücüne dayanan hikâye, içinde mor... |
| | recess | (i.), (f.) girinti, oyuk, (gen.) (çoğ.) gizli yer, iç taraf; (f.) girinti yapmak, oymak; ara vermek.... |
| | dirndl | (i). Avusturya'da giyilen renkli bir etek; kuşaklı etek.... |
| | gravity | (i.), (fiz.) yerçekimi; cazibe, çekim; ağırlık; ciddiyet, vakar, temkin; önem, ehemmiyet; tehlike; (müz.) kalınlık, pe... |
| | laver | (i.) büyük el leğeni.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | art | Detail Inventory Table category including: drawings, engraving, frame, heads, images, likeness, maps, miscellaneous, pai... |
| | güzergah | taxiway.... |
| | amalgam | The combination of mercury with one or another metals after milling, generally gold.... |
| | ıslanma | soak.... |
| | tablet | tablet. tabloid. table.... |
|
|
|
 |
|
 |
|