 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | pari passu | Lat. eşit adımlarla, aynı hızla.... |
| | toddy | i. sıcak su ve şekerle karıştırılmış bir içki; Hindistan'da bazı hurma ağaçlarından çıkarılan tatlı bir şıra.... |
| | desalt | (f). (deniz suyundan) tuzu çıkararak içilebilir hale getirmek.... |
| | apostolate | (i). havarilik makamı ve görevi.... |
| | reallife | (s.), ABD, (k.dili) gerçek hayata dayanan.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | mefhum | concept kavram.... |
| | hor görmek | to look down on. to treat sb as of no account. condescend. curl one's lip. despise. insult. patronize. scorn.... |
| | dengelemek | balance. to balance. to stabilize.... |
| | bağırmak | shout. bawl. yell. scream. exclaim. shout out. shout at. bark at. bark. bellow. call. cry. ejaculate. holler. hollo. hol... |
| | kopmak | to break in two. to break. to snap. to break out. to ache violently. break away. come off. detach. dissaffiliate. draw a... |
|
|
|
 |
|
 |
|