 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | pewter | i. kurşun ve kalay alaşımı; bu alaşımdan yapılan kap.... |
| | chime | (i). ahenkli zil veya çan sesi;(müz). madeni borulardan meydana gelen bir çalgı; müzik, melodi; akort, ahenk.... |
| | gangway | i, ünlem yol, geçit, pasaj; den ambarda eşya arasındaki geçit; guvertede bir kısımdan ötekine geçilen iskele; iskel... |
| | stagger | f., i. sendelemek, sersemleyip düşecek gibi olmak; tereddüt etmek; şaşırtmak, hayrete düşürmek, sersem etmek; karışık... |
| | incorrect | s. yanlış, hatalı, doğru olmayan; düzeltilmemiş; yakışıksız, biçimsiz. incorrectly z. yanlış olarak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | renksiz | achromatic.... |
| | beşeri | human.... |
| | çatallanmak | to fork. furcate.... |
| | fiskos | furtive whispering.... |
| | bencil | antisocial. egocentric. egoist. egoistic. inconsiderate. selfish. thoughtless. self-centred. self-seeking.... |
|
|
|
 |
|
 |
|