 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | intrepid | (s.) yılmaz, korkusuz, cesur, yiğit. intrepid'ity (i.) yiğitlik. intrep'idly (z.) yiğitçe.... |
| | cost | (f). (cost) mal olmak; pahası olmak, kıymette olmak; (maliyet masrafını) hesap etmek. It cost him dearly. ona pahalıya ... |
| | unworldly | s. dünyevi olmayan, tinsel, ruhani. unworldliness i. dünyevi olmayış.... |
| | unchurch | f. kiliseden tardetmek, aforoz etmek, kiliseden mahrum etmek.... |
| | weld | f., i. kızdırıp kaynak yapmak, kaynatmak; kaynamak; sıkıca birleştirmek; kaynak almak, kaynayabilmek; i. kaynak yeri; k... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|